|
|
June 26
|
|
|
|
|
|
BİR KADINI AĞLATIRKEN
Bir kadını ağlatırken çok dikkat edin,
çünkü Tanrı gözyaşlarını sayar...
Kadın erkeğin kaburgasından yaratıldı, ayaklarından yaratılmadı, öyle olsaydı ezilirdi...
Üstün olmasın diye başından da yaratılmadı.
Ama göğsünden yaratıldı, eşit olsun diye...
Kolun biraz altında korunsun diye.. Kalp hizasinda sevilsin diye...
| |
|
s/O’na yakınım, sana uzak..
Pandoralar yüreğimde tutsak...
Hayat paylıyor düşlerimi...
Kurduğum kentlerin orta yerinde günahkar bir acının,
Hüzünle yoğrulmuş gülüşü oluyorum.
Soyut bir imgenin üzerinde iğne oyasıyım,
Ve ben bile dokunamıyorum.
Geç kalmışlık ve inilti çıngırakları var kahırlı geleceklerde,
Düşlediğim tarihin ertesinde...
Yok oluşlar biçiyor artık kefenimi
Ve yarınlara ektiğim sızılar...
Tek çare; s/O’na yakınım, sana uzak...
Tek gidişlik yolun kaldırımları ak...
İhanetin kursağında kalmışlıklarım var,
Yakın tarihli alacaklarım var,
Ve ben açmadıkça inadına kapanmaz sayfalarım...
Bu düzlük birazda kumpas...
Yolun sonunu uçurum köprüleri...
s/O’na yakınım, sana uzak...
Kan tutuyor beni...
Yanışım ilk değil nasılsa,
Dumanım ezelden beri tütüyor.
Hangi sona daha yakınsa sonum,
Orada giydirsin hükmümü,
Ki ben rengimi kızıl gölgelerin nefesinden alıyorum...
Ve dilimde aynı cümleyle başlıyorum “dua”ma
“s/O’na yakınım, sana uzak”...
WamqireS
|
|
|
|
|
|
ölümler çıplak gelir
geceyi indirir yavaşça gözlerine
benden geçmek kolay değil
feryat eder dilim hüzünlere
yayılır nefesim çiçeklere
ay ışıldar soğuk bedenimde
ayrılmak hiç kolay değil
feryat eder dilim ateşlere
|
|
Bu Gece Son Defa Agliyorum Senin Için
Bu gece son defa agliyorum senin için, uzun zamandir ilk kez ama bu defa farkli, seni silmek için kalbimden, son kirintilari son senleri atmak için kalbimden.
Yalniz kalmak istiyorum kalbimle, ona tekrar bakarken seni hissetmek, seni görüp, sana dokunmak yani aci çekmek istemiyorum artik.
Birgün karsima yine çikacaksin biliyorum bir gün yine üzmek isteyeceksin beni, ama bu sefer farkli olacak, çünkü içimde sen olmayacaksin.
Bu gece son defa agliyorum senin için gözlerimden akan sey yas degil aslinda, sensin. Tek tek dökülüyorsun gözlerimden parça parça çikiyorsun bu gece.
Kalbimi tekrar istiyorum çünkü Ona yeni bir sahip buldum. Belki üzüleceksin bilmiyorum çünkü sen herseye ragmen bencilsin ve düsünüyorsun beni gizlice.
Karsima çikmaktan nasil korkuyorsun, benim sesimi duymaktan. Benimle konusurken neden titriyor sesin ? Neden uzak duruyorsun benden ? sen bilmesen de ben biliyorum güzelim çünkü sevinmemden korkuyorsun kendince, ama yaniliyorsun bunu bil artik sevinç yok senin adina çünkü senin adinda yok kalbimde.
Senin için son defa agliyorum bu gece ilk defa içimde açan bir günesle. uzun bir kisti zorlandim ama, gördügüm bir bahar biliyorum, dokunuyorum ona isiniyorum artik.
Bunun zamani gelmisti biliyorum bu defa yanilmiyorum, yanilmiyorum çünkü görüyorum uzak tepelerdeki çiçekleri inceden kokulari çaliniyor burnuma, kokluyorum ve bunu herseyden çok seviyorum.
Senin için son defa agliyorum bu gece içimde kalbime gözlerini açan çok güzel bir bebekle. Artik ölmüs senin küllerini atmanin vakti gelmis, bak iste son damla da düstü gözümden artik seni sevmiyorum..
|

|
|
SEN SAYFAMI GEZEN KİŞİSİN:=)
Space sayfamda  dakika  saniye kaldınız.Tekrar beklerim...
Şimdi tabi aşağıdaki sayacın açılımını yapmak lazım:=) Gesamt Bütün , Gestern Dün , Heute Bu Gün , Online cevrim içi demek:=)
Bu sayac 03.11.2007 den itibaren geçerlidir:=)
June 07
Şimdi sen gideceksin ve ben arkandan bakakalacağım. Dur diyemeyeceğim, sesim çıkmayacak. Susuşlarımda saklı kalacak duygularım ne kötü... Söz geçiremeyeceğim göz yaşlarıma akacak. Saklayacağım görmeyesin diye, beceremeyeceğim. "Ağlama" diyeceksin bana, seni dinlemeyeceğim. İçimde biriken ne varsa gözlerimden taşacak dışarı. Dokunmak isteyeceksin, başımı geri çekeceğim öfkeyle. Kızgınım gidişine çünkü, öfkem bir dağ gibi büyük. Ne varsa hayata dair alıp götürüyorsun benden farkında değilsin. Ya da farkındasın ama değilmiş gibi davranıyorsun. Sen kendi yolunu çiziyorsun şimdi ve doğru bildiğini yapıyorsun. Bense binlerce yanlışın ortasında tek başınayım. Oysa beklediğim sevgiliydin sen. Yorgun dünlerden damıtılmış, kimliksiz sevdalardan süzülmüş aşkımın tek sahibi. Sanki seni aramıştım yıllarca da , ararken aşk niyetine yabancı kollarda uyumuştum. Bu yüzden kimse kandırmadı beni, dindirmedi aşka susamışlığımı. Hep eksikti hep yarım. Ne yazık ki "Bu kez tamam" dediğimde de yarım kaldığımı görüyorum. Belki de sevmeyi beceremiyorum ben.
Öyle ya, deli sevdalar bana göre değil belki de. Dümdüz, heyecansız, içimdeki kuşlar kanat çırpmadan ve tutkuyu kanımda hissetmeden yaşamalıyım aşkı. Buna aşk denirse tabii.. Bu yarım kalmışlık duygusu yok olur mu o zaman? Peki sen biliyor musun bu acıya katlanmaların ilacını? Bu yürek sancısını ne dindirecek? Bu geceler nasıl geçecek? Söyle yar, içimi kor gibi yakan bu ateş nasıl sönecek? Acelen var biliyorum. Gideceksin, yaşanmamış zamanları da beraberinde götüreceksin. Bunu hiç istemiyorum. Ne berbat bir duygu bu.. İstemediğim bir şeyi yaşıyorum ve buna engel olamıyorum. Benden bağımsız gelişiyor her şey. Çarpmanın etkisiz elemanı gibiyim. Ya da bir savaş filminin daha ilk karesinde atılan ilk kurşunla düşüp ölen ve bir daha da hiç görünmeyen figüran... Haydi git, bu yol senin yolun. Dilediğince özgür at adımlarını. Kendin için iyi olanı yapıyorsun ya ne önemi var gerisinin. Yaşadığımız kısa günlerin anısına sığınır, atlatmaya çalışırım bu acıyı. Sensiz olmaktan daha kötü ne olabilir bu hayatta? Bir insanın başına en kötü şey gelmişse başka hiçbir şeyden korkmuyor.
Bir tek seni kaybetmekten korkuyordum. Oda geldi başıma..
Bazen susmak gerekiyormuş,bazen bomboş bakmak gerekiyormuş hayatın yalanlarına.. Anlamaya çalışmak saç...ık..!Anlamadan yaşamak gerekiyormuş..Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına.. Zaman değilmiş gideni getiren.. Aslında zamanmış var olanı g*türen..!
July 19
Kimseye değil küskünlüğüm Sadece şiir yazmak istedi canım
Kimseye kırgın değilim kendimden başka
Yemyeşil bir bahar gününe
Nasıl susturur kuş cıvıltısını Nasıl kurutur İçindeki çocuksu sevinci...
Hepsi bu kadardır Gerisi laf kalabalığı
Gerisi anlamsız bir hayat hikayesi
Herkes aynı gözlerle bakar.
Farklı olsa da söylenenler Hep aynı sözler işitilir
Güneşin sarısına sıkışıp kalır
Yalancı bir mavinin gövdesine sıkışıp kalır
Cümle mahlukatı sonsuz denizlerin
Nefes almak Yemek, içmek kadar Sıradanlaştırılmıştır artık her şey
Ağlatamaz nasır tutmuş yüreklerimizi
Ağlayan bir çocuk gördüğümüzde
Başka yöne çevirmeye başlarız yorgun başımızı
İlk satırını heyecanla okuduğumuz kitap yarım kalır
Umursamazlık cüzzam illeti gibi Yavaş yavaş dökerken ruhumuzun etlerini
Aşk ve inanç Titreye titreye can verir kapımızda
Ölüm bile yitirir hüznünü artık
Ve hayat bize kendimizden başka kızacak Hiç kimseyi bırakmaz sonunda
Herkes kendi düş krallığının Acımasız diktatörüdür artık
Ve günden güne yükselir Saklandıkları kalelerin duvarları.
Ve ilk dalgada yıkılınca Kumdan yapılmış kaleleri
Kendi gerçeğiyle yüzleşir insan
Yani hayat bize küsecek kimse bırakmaz Kendimizden başka...
Şeytanın 1 Dakkası:=(
Bir eliyle boğazımı sıkarken diğer eliyle bir tokat savuruyor yüzüme.Anlam veremiyorum bu tokata;bu tokat sevginin mi,nefretin mi yoksa tutku ve şehvetin bir parçası mı anlam veremiyorum.Anahtar kelime bir dakika...bir dakika...Öncesi ve sonrasıyla...Tüm büyülenmişliğimi bozan ve dünyamı,hayatımı mahfeden o bir dakika...Şeytanın bir dakikası... Oysa ben biliyorum!!Benim her seferinde geri dönebileceğim karanlıklarım varken,siz yeni bir aydınlık yaratmaya ne bir güç ne de vakit bulabileceksiniz...siz bir daha hiç aydınlığı göremiyceksiniz!Ben tüm güvencem olan karanlığımda diz çöküp kanımı göz yaşlarımla süsleyip;mutluluklarıma,aşklarıma,umutlarıma,hayal lerime yani sizlere hediye ederken;siz susmuş sahte kahkahalarınızın farkına varamıycaksınız.Ben karanlıklarımda akan kanlarla mutlu kalıcam;siz geri dönemiyceğiniz aydınlıklarla övünüp beni dışlıycaksınız..
İşte!Ölümün toprak kokan yastığına koydum başımı,ne yaptığımı bilmeden ürkekçe...Aynı doğmaya hazır olmayan bir ceninin ürkekliği gibi...
Ölümün kucakladığı bu saflıktan arınmış kirli ruh gözlerini açıyor şimdi!Şeytanın bir dakikası işliyor iğne iplik gibi,genzine düğümleniyor.
Şeytanın bir dakikası ona yeniden doğuş destanları yazdırıyor..
Oysa ben biliyorum!Benim her seferinde yeniden doğacak bir karanlığım varken,siz masallardan ibaret cennetlerle avunacaksınız.Ben yep yeni bir karanlığa yepyeni bir bedenle doğarken siz çürüyüp gidiceksiniz;o hep inandığınız masal boızması cennet dünyanız içinde...
Hakkımda istediğinizi düşünebilirsiniz yinede benim karanlıkta olsa yaratabildiğim bir dünya var.Son okuduğum kitaptan bir şey öğrendim:''Sonsuz olan sonu olandan üstündür öyleyse ben hayattan ve zamandan üstünüm'' ama kitapta olmayan şey şuydu nekadar sonsuz olursam olayım şeytanın bir dakikasından...ASLA!....
Ölümsüzlük....!!
Ölüm hiçbirşey ifade etmiyordu benim için. Arka arkaya gelen berbat şakalar dizisinin son şarkısıydı. Gözlerimi kapattığımda sonsuzluğu gördüm. Dayanamadığım,ruhumu çürüten acılarla ölüp ölüp yeniden dirildim. Sonunda ölümsüzlüğü tattım Bir yandan hayatın güzel tarafları ölümsüzlük ile birleştiğinde büyüleyici geliyordu. Ama zamanla hayatın acı yanları daha ağır basmaya başladı. İntihar ettim.. Önce attım kendimi uçurumdan aşağıya. Kuşlar gibi havada süzülmeyi denedim. Ta ki azgın dalgalara çarpıncaya kadar bedenim. Gözlerimi kapatıp havayı içime çektim. Sonra bıraktım kendimi suya,o mavi sonsuzluğa. Mavi olmasına rağmen karanlık. Her taraf karanlık. Zehirledim kendimi ardından. Kezzaptan yandı gözlerim,görmez oldu. Alıp şırıngayı,uyuşturucuyu vurdum damarlarım morarıncaya dek. Kısa süre bulutların üzerinde yolculuktan sonra oda acı vermeye başladı. Yine de ruhum bedenimi terketmiyordu.!! Şırıngayla gelen beyaz rüya bile karanlıktı... Ancak intiharın en ihtişamlı silahıdır Jilet. Hiç acımadan çekiverirsin o çelik parçasını vücudunda. Acıyı hissetmezsin başta.Sonra kücük çizgiler oluşur kollarında. Aniden başlar kanlar akmaya. Gözlerin kararır ne olduğunu anlayamazsın. Kapanmadan son bir defa açarsın gözlerini. Bakarsın etrafına.. Bu kez her taraf kırmızı.!! Hayat damarlarındaki son damla kana kadar akar,Sen de izlersin... Asilce,cesurca vurduğunda jileti kurtulursun sonunda karanlıktan. Bu defa acımadı!! Sana sesleniyorum bedenim.Dinle beni sevdiğim. Bedenimize vurduğumuz jilet kesiği,Kalbimize vurulan neşter kadar acıtmamıştı değil mi canımızı ? Artık kurtuldum senden ve terkediyorum seni..Bana ulaşamayacağın diyarlara yolcuyum. Sonra son dakikada.Bedenimden dökülen son damla kanda bile!O'nun olduğunu gördüm. O kadar çok sevmişim,kendimi o kadar adamışımki,Bedenimden bir parçaya dönüşmüş o güzel. Sadece kalbimi değil,bedenimin,ruhumun her yanını sarmış. Ve canımı acıtmaya devam ediyor. Bu dayanılmaz acılardan kurtulmak için herşeyi yaptım. Ölmüyordum. Sonra anladım ki. Ölümsüzlüğün en kötü yanı sonsuza dek sürmesiymiş....
Bu hikayelerin benzerleri ve devamı aşağıdaki logoma tıkla ve devam et:=)Aşağıdaki blog siteside bana aittir beklerim:=)
Ama artık kapatıldı:=(Tıklayın ama açılmıcak nede olsa:=(Tıklada gör:=(Off offff....
Bloggum Kapatıldı:=(
Herkese merhabalar.Bir kaç gün önce 2 yıldır kullanmış olduğum bloggum servisinin mahkeme kararıyla kapatılmış olduğunu gördüm.Şu anda burdayım.Aslında çok üzüntülüyüm alıştığım yerden başka bir yere gitmek nasıl bir duygu çözemedim:=(Artık bloggum servisiyle bir bağım kalmadı.İsteksiz olarak..Çok sıcak ve hatta adeta kendime ait olduğunu düşünecek kadar benimsemiştim herkesi ve özellikle blog sayfamı.Mahkeme kararına varmasının sebebi basit tam tahmin ettiğim gibi telif hakları ihlali..Bu konuda çok canım sıkıldı ve çok yandı.Herkes önüne gelen yazıyı ve video resimleri sadece hit olsun diye yayımlarsa işte sonuç HÜSRAN.Üstelik bunun yanı sıra vermiş olduğun bütün emekler hepsi çöpe atılır:=(Tıpkı benim blog gibi:=( Konuya ilişkin bloggum yönetiminin açıklamasına bakalım; ''2yıl önce ilk yayına başladığımız zamanlarda Wordpress.com yayına kapatılmıştı. Ve biz o sıralar daha çiçeği burnunda bir blog servisi olarak bir yarışma düzenlemiş ve ödülleri kazanan blogculara vermiştik. O yazıda aynen altı çizili olarak şunu yazmıştık Wordpress.com kapatılması olayı umudumuzu şimdilik kırsada , gelecekten umutluyuz. Ve şimdi gördük ki o zamanki umutlarımız bu güne gelindiğinde gerçekleşmediği. Bizi bu gün işte ayenen üzen bu hayal kırıklığı. Bizler dünya ligine çıkmayı hedeflerken ülkemiz bizi yasakladı. Tabiki kapatılma nedenimiz illegal içerik, telif hakları ve başka bir konu olabilir. Bu internetteki bir yazı yüzünden tüm interneti erişime kapatmak gibi bişey. Bize gelen geri bildirim ve şikayetler doğrultusunda 100 lerce blogun yayınına son verdik. Binlerce içerik silindi. Bize herhangi bir uyarı yada şikayet bildiriminde bulunmadan kapatılmak gerçekten binlece üyesi ve miliyonlarca ziyaretçisi olan bir siteye büyük haksızlık. Bizler gerekli girişimlerde buluncağız. Mağdur durumda olan blogcularımızı bu durumdan kurtarmak ve yeniden yayına geçmek için elimizden geleni yapacağız. Bu arada siz üyelerimizden ricamız tepkinizi her türlü platformda dile getirmeniz yazmanız. Böyle yapmayacak olursak dünyada ülkemiz daha uzun yıllar sansürcü ülkeler listesinde yer alacaktır.'' Sonuç ne kadar acı değil mi?Kurunun yanında yaş yanması oldukça içler acısı.Buradan blog sayfamı bilen herkese sesleniyorum bloggum servisi kapatılmıştır.Açılır mı?Hiçbir fikrim yok=:=(E doğal olarak benim blogda güme gitti.Tıpkı diğer arkadaşlarımın blogları gibi:=(Hoş burda kendi bloggum hariç bloggum servisinin kapatılması daha içler acısı:=( Bilmeyenler için;
http://wampirsifen.bloggum.com/ artık yoktur:=(Onun yerine yeni adresimiz; http://wampirsifen.blogcu.com/ olarak düzenlemeye geçilmiştir.
İlk bloggum gibi asla olmucaktır bu sayfam.Çünkü gözümden sakındığım,çocuğum gibi kıyamadığım sayfam gtti:=(Bloggumu takip eden herkesi bu blogda bekliyorum.Tabi bloggum servisinin açılmasından sonra bu blogda fazla yayım yapamayacağım:=(Umarım hemen açılır
Kapanınca doğal olarak açılana kadar yeni blog sayfası açmış bulunmaktayım.Yeni ama ne yapalım eskiyi aratacak şimdilik...Tıkla Yeniye ulaş...
Bana Ait Beklerim...Gothic,Metal,Rock,korku severler için hazırlanmış bir forum sitesi..
|